Article: Ehramın Yavaş ve Kadim Hikayesi

Ehramın Yavaş ve Kadim Hikayesi
Insan 40 günde neler yapabilir?
Bizim topraklarımızda gözünü dünyaya açan her bebeğin, 40 günün sonunda hayata tutunduğuna inanılır. Anadoluda bir kayıptan sonra yasın ilk sızısının 40. günde geçmeye başladığı düşünülür. 40 gün 40 gece düğünlerden bahsedilir masallarda. Bu 40 gün kültü, hayatın yavaş yavaş sindirilişini anlatır sana, bana, bize…
40 günde insan başmabaşka birine dönüşebilir, yıkılmış bir binayı ve kırılmış bir kalbi onarabilir. Hatta soğukları sıcak eden bir kumaşı bile sıfırdan dokuyup sırtımıza şal diye koyabilir.
İşte ehram kumaşı böyle yavaş, sindire sindire, sabırla dokunan bir kumaştır. Önce ortalama 5 günde yün yıkanır, kurutulur, çırpılır, taranır ve sümek yapılır…

Sonra yaklaşık 25 günde bu ehram yününden iplik eğrilir. Yün, usta kadınların ellerinde incecik, zarif ve fakat sapasağlam bir ipe dönüşür.
Ardından yaklaşık 15 gün boyunca bir kişi bir tezgahın başına geçer. Sabrını, neşesini, kederini ve ustalığını da yanına alıp oturur tezgahın başına. Kim bilir, o tezgahta iplikleri tek tek işlerken ustanın kalbinde neler değişir, gelişir, iyileşir. Aklından, gönlünden binbir türlü geçenler, ellerinden nasıl çıkıp da gider ehram kumaşına dönüşür…
Bazen özgür bir kuş, bazen birelma şeleği ve bazen kokusu burnumuza gelecek kadar sahici bir hanımeli figürü işlenir kumaşlara. Tüm duyulara hitap edecek, tadı, tuzu, mis kokusu ile önümüze serilir 40 günlük emek.

İşte insan 40 günde neleri aşar, neleri işler, neleri dönüştürür, yakıp yıkadabilir, bir yüne can da verebilir hatta tamamen iyileşebilir…
Yaşamak gibi yavaşlık ve sabır gerektirir bir ehram şalın işlenip de elimize gelişi.
İşte soğukları sıcak eden ehram yaklaşık 40 günde belki de 40 farklı hikaye ile dokunur…
Yani anlayacağınız insan 40 günde pek çok şey yapabilir.
Homa Artisan’dan sevgiler.

